|
Yazan kağan işçen
|
Engerekleşme sarf ettiğim güz tutkumla yaşarır anlam yüklerim çil çil bir kötülüğü anardım sanki saçlarına bakmakla caddelerden konuşmanın buharı yükselirdi gözlüğümdü sesin sabahları iple çeker öğlene doğru kalbimi yorardım meşguldüm yaşamanın kendisi boş işlerle uğraşmaktı boş işlerle uğraşmaksa yaşamak ağaçların ne zaman büyüyeceğini düşünmek çırpınışını bir balığın
mahallede büyüdüm sokakta aşık oldum içerileri sevmeden içerlendim özgürlüksüzlüğüne kitaplarının dışarıya mal ettim vazgeçmemeyi bir gülün açışından sen çırılçıplak dans ederken düşlerimde gizlenmişliğime yalancılığına doğruluğun ben yepyeni dersler çıkardım yaban otu olmak gerekliliğimden erik ağacı çiçeğine özenmeyen kötü şiirler yazarak yer bitririm içimi seni her öpüşümde ölümü kısaltarak yaz güneşli güvenim tam bakışlarına aşkına aşığım bu yüzden gocunmuyorum da seni aştığım için seni aşarak aşılmamayı öğrendim sıkı duramayan yol kesişmelerine eşsiz bir çabasızlıktaki doğallıkla
korkmadığım bu engerekleşme zindanlaştıramayacak aşka ulaşma sürekliliğimi göz kapaklarımın altındaki sim yığınıyla dalardım rüya dolu özlemlerime kesinlikle ikindisiz aşk için ağlamanın yeleleri vardı gözle görülmeyen şortlu çocukların don lastiğini çekmesi gibi utanmamak için… ve unutmamak samanyoluna ihanetti seni düşünmek unuttururdu yıldızlara fiyaka yapmayı seni aramaya yıldızlar bile az gelirdi samanyolu zavallı bir abaküs işimiz gücümüz içimizi karartan bu serserilikle eyleşmekti hepimizin sen’i ayrı ayrısı sen’li hepimizin yoğunlaşarak yorgunluğa yaşayamaz hale gelmek gibi yarım kalmak da denmez kalmanın yarımlığıydı gelmeyişin kışın sonbahara en soğuk haliyle özenişi her işimiz zorlu olurdu bizim böyle beni sevmeyişini bile sevmek gibi ne ilgisi varsa ne sana ne de aşkına layık değilim ama senle ilgisi olmasına aşığım tüm bunların sana layık olmayışım ne güzel bir kalp atışını gözümden kaçırmışlığımı bağışla | | | Kağan İşçen | | | |
| | | | (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir |
|